Eyl 11
11
THE SIMPLE PAST TENSE
THE SIMPLE PAST TENSE
| olumlu | soru | olumsuz |
| I worked | Did I work? | I didn’t work |
| Çalıştım | Çalıştım mı? | Çalışmadım |
| You worked | Did you work? | You didn’t work |
| Çalıştın | Çalıştın mı? | Çalışmadın |
| He/she/it worked | Did he/she/it work? | He/she/it didn’t work |
| Çalıştı | Çalıştı mı? | Çalışmadı |
| We worked | Did we work? | We didn’t work |
| Çalıştık | Çalıştık mı? | Çalışmadık |
| They worked | Did they work? | They didn’t work |
| Çalıştılar | Çalıştılar mı? | Çalışmadılar |
Türkçesi ‘belirli geçmiş zaman’ ya da ‘-di’li geçmiş zaman’ olan bu zamanla kurulan olumlu cümlelerde fiilin past hali (worked, slept, went …) kullanılır. Bu yüzden, önce İngilizce’deki fiil yapısını incelemek gerekir. Fiiller, düzenli ve düzensiz olmak üzere ikiye ayrılır:
Irregular verbs (Düzensiz fiiller)
Düzensiz fiiller, adından da anlaşılacağı gibi, belli bir kuralı olmayan ve ezberlenmesi gereken fiillerdir. Bazılarının üç hali de aynıdır (cut, cut, cut), bazılarının üç hali de farklıdır (go, went, gone/begin, began, begun), bazılarının ilk hali başka diğer halleri başkadır (sleep, slept, slept), bazılarının ilk halleri ile üçüncü halleri aynıdır (come, came, come). Sitede düzensiz fiiller listesi verilmiştir.
Regular verbs (Düzenli fiiller)
İngilizce’de düzenli fiiller, sonuna –d, -ed, -ied alan fiillerdir. Aşağıda bu ekleri alma kuralları açıklanmıştır:
Çoğu düzenli fiil -ed alır:
work = worked
rain = rained
help = helped
Sonu -e ile biten fiillere sadece -d eklenir:
like = liked
hope = hoped
decide = decided
Sonu -y ile biten ve -y‘den önceki harfi sessiz olan fiillerde –y kaldırılıp yerine -ied konur:
try = tried
cry = cried
hurry = hurried
Sonu -y ile biten ve -y‘den önceki harfi sesli olan fiillere -ed konur:
stay = stayed
play = played
Fiilin sonu sessiz harfle bitiyorsa (w ve y hariç) ve ondan önce sesli harf varsa sondaki harf çift yazılır:
refer = referred
shop = shopped
Ancak vurgu ( ‘ ) son hecede değilse sondaki harf çift yazılmaz:
‘visit = visited
‘offer = offered
Fiilin son sesi -t ya da -d ile bitiyorsa, fiile -ed ya da –d eklendiğinde –id olarak okunur:
wanted = wontid
mended = mendid
invited = in’vaitid
ended = endid
started = startid
Kullanıldığı yerler
1. Geçmişte olup bitmiş işleri anlatır; özellikle geçmişte bir zaman verilmişse (last week, yesterday, two days ago, in 1999, when I was a child, the other day, last night…):
I went to London last year.
Geçen yıl Londra’ya gittim.
He walked into the bar and ordered a vodka.
Bara girip bir votka ısmarladı.
The old man broke his leg when he fell downstairs.
Yaşlı adam merdivenlerden düşünce bacağını kırdı.
2. Geçmişte belli aralıklarla tekrarlanmış işleri anlatır:
He wrote to me every week last year.
Geçen yıl her hafta bana yazardı.
Last month I worked hard every day.
Geçen ay her gün çok çalıştım.
3. Dolaylı anlatımda (indirect/reported speech) geniş zaman (the simple present tense) yerine kullanılır:
She says ‘I keep the butter in the fridge.’
She said (that) she kept the butter in the fridge.
Yağı dolapta sakladığını söyledi.
4. Kimi yapılarla geniş ya da gelecek zaman anlamında kullanılır:
If I had the money now, I’d buy a car.
Şimdi param olsa araba alırım.
Suppose we spent next weekend in Marmaris?
Farzet ki önümüzdeki hafta sonunu Marmaris’te geçirdik?
If only I had more time!
Keşke daha fazla zamanım olsa!
It’s time you went home.
Eve gitme zamanın geldi.
I’d rather you came tomorrow.
Yarın gelsen daha iyi olmaz mı?/Yarın gelmeni tercih ederim.
I wish I had a better house.
Keşke daha iyi bir evim olsa.
The simple past tense ile the present perfect tense’in karşılaştırılması
1. The simple past tense ile ifade edilen işler geçmiş zamanda yapılıp bitmiştir ve şu an ile hiçbir ilgisi kalmamıştır. Ancak the present perfect tense, geçmişte tamamlanmış işleri anlatsa da, söz konusu işlerin mutlaka şu an ile bir ilgisi vardır:
My father worked hard all his life.
Babam hayatı boyunca çok çalıştı. (= babam hayatta değil)
My father has worked hard all his life.
Babam hayatı boyunca çok çalıştı. (= babam hâlâ yaşıyor)
I lived in Samsun for many years.
Yıllarca Samsun’da oturdum. (= artık orada oturmuyorum)
I have lived in Samsun for many years.
Yıllardır Samsun’da oturuyorum. (=hâlâ burada oturuyorum ve burayı biliyorum)
We have learnt enough to pass the exam.
Sınavı geçecek kadar öğrendik. (= sınav daha yapılmadı)
We learnt enough to pass the exam.
Sınavı geçecek kadar öğrendik. (= sınav yapıldı)
2. The simple past tense, geçmiş zamana ait zaman zarflarıyla (last, ago, yesterday…) kullanılır. Halbuki bu zarflar the present perfect tense ile kullanılmaz:
He went to Mexico last month.
Geçen ay Meksika’ya gitti. (=gitti ve döndü)
He has gone to Mexico.
Meksika’ya gitti. (=hâlâ orada ya da oraya gitmek üzere yolda)
3. Cümlede hiç zaman verilmemişse, hangi zamanın kullanılacağı mantık yoluyla bulunur. Eğer soru, ‘hayatında bugüne kadar seyretmişliğin var mı?’ anlamında ise:
Have you seen ‘Gladiator’?
Gladyatör’ü seyrettin mi? denmelidir.
Ancak dün gece televizyonda oynayan filmi kastediyorsak:
Did you see ‘Gladiator’?
Gladyatör’ü seyrettin mi? denmelidir.

