Eyl 11
11
THE PAST CONTINUOUS TENSE
THE PAST CONTINUOUS TENSE
| olumlu | soru | olumsuz |
| I was working | Was I working? | I was not/wasn’t working |
| Çalışıyordum | Çalışıyor muydum? | Çalışmıyordum |
| You were working | Were you working? | You were not/weren’t working |
| Çalışıyordun | Çalışıyor muydun? | Çalışmıyordun |
| He/she/it was working | Was he/she/it working? | He/she/it was not/wasn’t working |
| Çalışıyordu | Çalışıyor muydu? | Çalışmıyordu |
| We were working | Were we working? | We were not/weren’t working |
| Çalışıyorduk | Çalışıyor muyduk? | Çalışmıyorduk |
| They were working | Were they working? | They were not/weren’t working |
| Çalışıyorlardı | Çalışıyorlar mıydı? | Çalışmıyorlardı |
Türkçe’deki karşılığı ‘sürekli geçmiş zaman’ olan bu zaman, geçmişte süreklilik gösteren işleri anlatmakta kullanılır. Türkçe’de ‘-iyordu’ ekiyle kurulur (geliyordu, gidiyordu vb.).
Kullanıldığı yerler
1. Geçmişte belli bir zamanda devam etmekte olan işleri anlatır. Bu zamanı kullanmak için, söz konusu fiilin şimdiki zamanda kullanılan (progressive) fiil olması gerekir:
I was talking to the prime minister the other day.
Geçen gün başbakanla konuşuyordum.
He was driving a BMW.
Bir BMW kullanıyordu.
Fortunately a policeman was standing on the corner.
Allahtan köşede bir polis duruyordu.
It was getting dark.
Hava kararıyordu.
2. Eğer iki olay geçmişte aynı anda olmuşsa, süreklilik göstereni bu zamanla anlatılır. Olayların ikisi de süreklilik gösteriyorsa, ikisi için de bu zaman kullanılır. Bu gibi durumlarda en sık kullanılan bağlaçlar when, while, as, just as bağlaçlarıdır:
The phone rang while I was having my bath.
Banyo yaparken telefon çaldı.
While we were talking, they were watching TV.
Biz konuşurken onlar televizyon seyrediyorlardı.
The train left just as she was rushing into the station.
İstasyona koştururken tren hareket etti.
3. Kimi yapılarla varsayım ya da istek anlatır:
I wish we were going home now.
Keşke şimdi eve gidiyor olsak.
I’d rather my mother were sleeping.
Keşke annem uyuyor olsa.
If you were staying here longer, you would like the town.
Burada daha fazla kalıyor olsan kasabayı severdin.
4. Kimi öneri ve ricaları daha kibar ifade ederken:
I was wondering if you’d like to come out with me one evening.
Benimle bir akşam çıkar mıydın acaba?
5. Bu zaman, şimdiki zamanda kullanılmayan (non-progressive) fiillerle kullanılmaz. Örneğin, ‘istiyordum, hatırlıyordum, nefret ediyordum, seviyordum’ gibi ifadeler the simple past tense ile kurulur:
I hated milk when I was a child.
Çocukken sütten nefret ediyordum/ederdim. (= I was hating … denmez)
6. Bu zamanı the simple past tense ile karşılaştırıp anlam farklılıklarına bakalım:
When my father came home, we watched TV.
Babam eve gelince biz televizyon seyrettik. (= Önce babam geldi, biz ondan sonra televizyon seyrettik.)
When my father came home, we were watching TV.
Babam eve geldiğinde biz televizyon seyrediyorduk. (= Babam eve gelmeden önce biz televizyon seyretmeye başlamıştık. O geldiği sırada seyrediyorduk.)
While my father was coming home, we were watching TV.
Babam eve gelirken biz televizyon seyrediyorduk. (= Babamım eve gelmesiyle bizim televizyon seyretmemiz aynı anda oldu. Yani babam yoldayken biz o sırada televizyon seyrediyorduk.)

